Arzu ÜNAL

Bir ülkenin geleceği gökdelenlerinde değil, çocuklarının kurabildiği hayallerde saklıdır.

Çünkü bugün küçük elleriyle resim yapan bir çocuk, yarının mimarı olabilir.

Oyuncak doktor çantasıyla dolaşan bir kız çocuğu, geleceğin başarılı bir cerrahı olabilir.

Top peşinde koşan bir çocuk, ay-yıldızlı formayı giyerek milyonların gururu olabilir.

Bir laboratuvarda deney yapmayı hayal eden bir genç, ülkesini teknoloji üreten devletler arasına taşıyabilir.

Ancak bütün bunların gerçekleşmesi için önce o çocuğun hayal kurmasına izin vermek gerekir.

Ne yazık ki Türkiye’de hâlâ birçok çocuk, hayallerinden önce hayatın ağır yükleriyle tanışıyor.

Kimisi ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle eğitimini sürdüremiyor.

Kimisi engelleri yüzünden sosyal hayattan uzak kalıyor.

Kimisi ailesinin geçim sıkıntısını küçük yaşta omuzlarında hissediyor.

Kimisi ise yalnızca kendisine inanacak bir el bekliyor.

İşte asıl görevimiz burada başlıyor.

Çocukların yalnızca bugünkü ihtiyaçlarını karşılamak değil, yarınlarını inşa etmektir.

Hayal Kurabilen Çocuk, Güçlü Bir Milletin Temelidir

Hiçbir büyük başarı bir hayal olmadan başlamamıştır.

Fatih Sultan Mehmet önce İstanbul’u hayal etti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önce bağımsız Türkiye’yi hayal etti.

Bilim insanları, sanatçılar, sporcular ve devlet adamları önce hayal kurdu, sonra o hayalleri gerçeğe dönüştürdü.

Bugün bizim görevimiz de çocuklarımızın hayallerini korumaktır.

Çünkü hayalleri elinden alınan bir nesil, geleceğini de kaybetmeye başlar.

Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek vardır.

Önemli olan onu görebilmek ve destekleyebilmektir.

Bir Kız Çocuğunun Başarısı, Bir Milletin Kazancıdır

Kız çocuklarımızın eğitimi ve sosyal hayata güçlü katılımı yalnızca bireysel bir başarı değildir.

Bu, Türkiye’nin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır.

Okuyan bir kız çocuğu yalnızca kendi kaderini değiştirmez.

Yarın kuracağı aileyi değiştirir.

Yetiştireceği nesilleri değiştirir.

Toplumun kültürünü ve üretim gücünü değiştirir.

Bu nedenle hiçbir kız çocuğumuz ekonomik sebepler yüzünden okulundan uzak kalmamalıdır.

Hiçbiri “Ben yapamam.” diyerek hayallerinden vazgeçmemelidir.

Onlara fırsat vermek, aslında Türkiye’nin yarınlarına fırsat vermektir.

Engelli Kardeşlerimiz Engel Değil, Güç Kaynağımızdır

Toplumun gelişmişliği, en güçlü insanına değil; en fazla desteğe ihtiyaç duyan bireyine sunduğu imkânlarla ölçülür.

Engelli kardeşlerimizin hayata katılabilmeleri için oluşturulan her fırsat, insanlığımızın ortak başarısıdır.

Onların önündeki engelleri kaldırmak bir lütuf değil, temel bir sorumluluktur.

Eğitime erişebilen…

Spor yapabilen…

Üretebilen…

Çalışabilen…

Sanatla buluşabilen her engelli birey, toplumumuza güç katar.

Çünkü engeller bedenlerde değil, çoğu zaman ihmallerde ve önyargılardadır.

81 İlde Aynı Umut, Aynı Sorumluluk

Türkiye’nin her ili farklıdır.

Ama çocukların hayalleri aynıdır.

Van’daki çocuk da öğretmen olmak ister.

Edirne’deki çocuk da mühendis olmak ister.

Kars’taki çocuk da futbolcu olmayı hayal eder.

Antalya’daki çocuk da ressam olmak ister.

Biz bu hayaller arasında hiçbir ayrım yapamayız.

81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak gönüllülerimizle birlikte Türkiye’nin seksen bir ilinde çocuklarımızın, gençlerimizin, kız çocuklarımızın, engelli bireylerimizin ve ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.

Çünkü inanıyoruz ki Türkiye’nin hiçbir köşesinde bir çocuk “Beni gören olmadı.” dememelidir.

Yardım Değil, Fırsat Vermek

Bir çocuğa sadece yardım etmek yetmez.

Ona fırsat vermek gerekir.

Kitap vermek…

Burs sağlamak…

Sporla buluşturmak…

Sanatla tanıştırmak…

Meslek sahibi olabileceği yollar açmak…

İşte gerçek destek budur.

Çünkü bir çocuğun hayatını değiştiren çoğu zaman verilen para değil, açılan kapıdır.

Bir öğretmenin cesaretlendiren sözü…

Bir gönüllünün uzattığı el…

Bir burs…

Bir bilgisayar…

Bir müzik aleti…

Bir spor ayakkabısı…

Belki de bir ömür sürecek başarının ilk adımı olabilir.

İyilik Zinciri Geleceği İnşa Eder

Bugün destek verdiğimiz çocuk, yarın başka çocuklara umut olacaktır.

Bugün eğitimine katkı sunduğumuz genç, yarın ülkesine hizmet edecektir.

Bugün elinden tuttuğumuz bir kız çocuğu, yarın binlerce insana şifa dağıtan bir doktor olabilir.

Bugün desteklediğimiz engelli bir kardeşimiz, yarın toplumun en üretken bireylerinden biri hâline gelebilir.

İyiliğin en güzel tarafı budur.

Yapılan hiçbir iyilik yalnızca bugünü değiştirmez.

Geleceği de değiştirir.

Türkiye’nin En Büyük Yatırımı Çocuklarıdır

Yollar yapılır.

Köprüler yapılır.

Barajlar yapılır.

Fabrikalar kurulur.

Hepsi önemlidir.

Ancak bir ülkenin en büyük yatırımı insana yaptığı yatırımdır.

Çocuklarına yaptığı yatırımdır.

Çünkü yolları da, köprüleri de, fabrikaları da yarının çocukları inşa edecektir.

Onlara yapılan her yatırım, aslında Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırımdır.

Hayalleri Gerçekleştiren Bir Türkiye

Biz, çocuklarımızın yalnızca hayal kurduğu değil, hayallerini gerçekleştirebildiği bir Türkiye istiyoruz.

Hiçbir kız çocuğunun eğitimden mahrum kalmadığı…

Hiçbir engelli bireyin hayattan kopmadığı…

Hiçbir çocuğun yoksulluk nedeniyle umutlarını kaybetmediği…

Hiçbir gencin “Ben başaramam.” demediği bir Türkiye…

81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak gönüllülerimizle birlikte bu büyük hedef için çalışmaya devam edeceğiz.

Çünkü biliyoruz ki bir çocuğun hayalini gerçekleştirmek, yalnızca bir insanın değil, bir milletin geleceğini değiştirmektir.

Ve inanıyoruz ki;

Türkiye’nin en büyük zenginliği petrolü, altını veya madenleri değildir.

Türkiye’nin en büyük zenginliği çocuklarıdır.

Onların hayalleri yarım kalmasın…

Çünkü hayallerini gerçekleştiren çocuklar, yarının güçlü Türkiye’sini inşa edeceklerdir.