“GAZİYE SAYGI, GEÇMİŞE VEFA DEĞİL; GELECEĞE VERİLEN TEMİNATTIR”

Arzu Ünal
81 İl Gönül Elçileri Platformu Genel Başkanı

Aziz gazilerimiz,
Kıymetli gazi ailelerimiz,
Şehitlerimizin bizlere emaneti olan değerli aileleri,
Saygıdeğer misafirler;

Bugün sıradan bir anma gününde değiliz.

Bugün, üzerinde özgürce yürüdüğümüz toprağın hangi bedellerle vatan olduğunu yeniden hatırlama günündeyiz.

Bugün 19 Eylül Gaziler Günü…

Bugün, bir milletin hafızasına bakma günüdür.

Çünkü gazi yalnızca savaş meydanından dönen insan değildir.

Gazi; vatan yaşasın diye kendi hayatından vazgeçmeyi göze alan insandır.

Bir ayağını, bir kolunu, sağlığını, gençliğini, arkadaşlarını, bazen hayatının geri kalanındaki huzurunu vatanına emanet etmiş insandır.

Onun için gazinin taşıdığı madalya yalnızca göğsünde değildir.

Bazı madalyalar bedende taşınır.

Bazıları geceleri sızlayan yaralarda…

Bazıları kaybedilen silah arkadaşlarının hatırasında…

Bazıları da hiç kimsenin göremediği yerde, insanın yüreğinde taşınır.

GAZİLİK BİR UNVAN DEĞİL, MİLLETE YAZILMIŞ BİR SENETTİR

Biz bugün burada gazilerimize yalnızca “teşekkür etmek” için bulunmuyoruz.

Çünkü bazı fedakârlıkların karşılığı teşekkür kelimesine sığmaz.

Bir insan bu ülke için canını ortaya koymuşsa, devletin ve milletin ona karşı görevi bir tören düzenlemekle bitmez.

İşte burada kendimize zor bir soru sormamız gerekiyor:

Biz gazilerimize gerçekten layıkıyla sahip çıkabiliyor muyuz?

19 Eylül geldiğinde onları hatırlamak kolaydır.

Asıl mesele 20 Eylül sabahıdır.

21 Eylül’dür.

Yılın geri kalan 364 günüdür.

Gazimizin hastane kapısında beklemediği, bürokrasinin koridorlarında yorulmadığı, ekonomik kaygılarla mücadele etmek zorunda kalmadığı, ailesinin geleceği konusunda endişe taşımadığı bir düzen kurabiliyor muyuz?

Mesele budur.

Çünkü vefa, törende söylenen güzel söz değil; hayatın içinde kurulan sistemdir.

BİR MİLLET GAZİSİNİ UNUTURSA KENDİ BEDEL HAFIZASINI KAYBEDER

Buradan özellikle gençlerimize sesleniyorum:

Bugün özgürce okula gidiyorsanız…

Bayrağımız gökyüzünde dalgalanıyorsa…

Bu topraklarda kendi dilimizle konuşabiliyor, kendi geleceğimizi kurabiliyorsak…

Bunların hiçbiri bize bedelsiz bırakılmadı.

Birileri Çanakkale’de yürüdü.

Birileri Sakarya’da direndi.

Birileri Dumlupınar’da savaştı.

Birileri Kore’de, Kıbrıs’ta görev yaptı.

Birileri terörle mücadelede dağlarda, sınır boylarında ve vatanın güvenliği için nice cephede mücadele etti.

Bazıları geri dönemedi.

Onlara şehit dedik.

Bazıları döndü ama bedeninde ve ruhunda o mücadelenin izlerini ömür boyu taşıdı.

Onlara gazi dedik.

Fakat şunu unutmayalım:

Onlar bedel ödediler diye bizim sorumluluğumuz sona ermedi.

Tam tersine, bizim sorumluluğumuz onların ödediği bedelin başladığı yerde başladı.

VATAN SADECE SINIRDA SAVUNULMAZ

Bugünün dünyasında vatan savunmasının anlamı da genişlemiştir.

Vatan elbette sınırda korunur.

Fakat vatan aynı zamanda okulda korunur.

Laboratuvarda korunur.

Fabrikada korunur.

Tarımda korunur.

Teknolojide korunur.

Kültürde, ekonomide, bilimde, sanatta ve ailede korunur.

Çünkü geleceğin savaşları yalnızca tüfekle yapılmayacaktır.

Bilgiyle yapılacaktır.

Teknolojiyle yapılacaktır.

Yapay zekâyla, ekonomiyle, enerjiyle, veriyle, kültürle ve eğitimle yapılacaktır.

O halde gençlerimize sadece geçmişin kahramanlıklarını anlatmak yetmez.

Onları geleceğin Türkiye’sini kuracak bilgiyle, ahlakla, disiplinle ve sorumluluk bilinciyle yetiştirmek zorundayız.

Gazilerimize gösterebileceğimiz en büyük vefalardan biri de budur.

Uğruna mücadele ettikleri Türkiye’yi daha güçlü hâle getirmek.

GENÇLERİMİZE GAZİLİĞİ ANLATMAK ZORUNDAYIZ

Bir millet genç nesillerine bedelin ne olduğunu öğretmezse, zamanla nimetin kıymetini de anlatamaz.

Bu nedenle Gaziler Günü yalnızca protokol programlarında kalmamalıdır.

Gazilerimiz okullarımızda gençlerle buluşmalıdır.

Üniversitelerde konuşmalıdır.

Hatıraları kayıt altına alınmalıdır.

Belgeseller yapılmalıdır.

Dijital arşivler oluşturulmalıdır.

Çocuklarımız gazilerimizi yalnızca ders kitaplarındaki birkaç satırdan değil, yaşayan hafızadan tanımalıdır.

Çünkü bir gazinin anlattığı beş dakika, bazen yüz sayfalık kitaptan daha güçlü bir tarih dersidir.

GAZİ AİLESİ DE BU MÜCADELENİN KAHRAMANIDIR

Bir gerçeği daha unutmamalıyız.

Gazilik yalnızca gazimizin hayatını değiştirmez.

Eşinin hayatını değiştirir.

Annesinin, babasının, çocuklarının hayatını değiştirir.

Bir yarayı bazen bir insan taşır ama onun acısını bütün aile paylaşır.

Bu nedenle sosyal politikalarımızın merkezinde yalnızca gazilerimiz değil, aileleri de bulunmalıdır.

Eğitimden sağlığa, istihdamdan psikososyal desteğe kadar güçlü ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmak zorundayız.

Bu bir yardım değildir.

Bu bir lütuf hiç değildir.

Bu, milletin namus borcudur.

EN BÜYÜK TEHLİKE UNUTMAKTIR

Milletlerin karşılaştığı en büyük tehlikelerden biri hafızalarını kaybetmeleridir.

Çünkü hafızasını kaybeden toplum, hangi bedellerle bugünlere geldiğini unutur.

Bedeli unutan, vatanın kıymetini unutur.

Vatanın kıymetini unutan ise geleceğini başkalarının insafına bırakır.

Biz buna izin vermeyeceğiz.

Çocuklarımız şehidini bilecek.

Gazisini tanıyacak.

Bayrağının hikâyesini öğrenecek.

Vatan kelimesinin yalnızca haritadaki sınırlar olmadığını anlayacak.

Çünkü vatan; uğruna bedel ödemeye hazır insanların bulunduğu yerde vatandır.

ARTIK SADECE ANMAK DEĞİL, ANLAMAK ZAMANI

Bugün buradan bir çağrı yapmak istiyorum.

19 Eylül’ü yalnızca çelenklerin bırakıldığı, konuşmaların yapıldığı ve fotoğrafların çekildiği bir gün olarak görmeyelim.

19 Eylül aynı zamanda bir millî sorumluluk günü olsun.

Her yıl kendimize soralım:

Gazilerimiz için bu yıl ne yaptık?

Ailelerinin hangi sorununu çözdük?

Kaç gencimizi gazilerimizle buluşturduk?

Kaç gazimizin hatırasını kayıt altına aldık?

Onların tecrübelerinden devletimize, gençliğimize ve toplumumuza ne aktardık?

Çünkü anmak geçmişe bakmaktır.

Anlamak ise geleceği kurmaktır.

Bizim artık ikisini birlikte yapmamız gerekiyor.

BİZE EMANET EDİLEN VATANI DAHA GÜÇLÜ DEVRETMELİYİZ

Aziz gazilerimiz;

Sizlere olan borcumuzu birkaç cümleyle ödeyemeyiz.

Fakat size bir söz verebiliriz:

Sizin uğruna mücadele ettiğiniz bu ülkeyi çocuklarımıza daha güçlü bırakmak için çalışacağız.

Birliğimizi koruyacağız.

Gençlerimizi yetiştireceğiz.

Bilimde ilerleyeceğiz.

Teknolojide üreteceğiz.

Kültürümüzü yaşatacağız.

İhtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olacağız.

Şehit ailelerimizi ve gazilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız.

Çünkü bizim anlayışımızda devlet güçlü olduğu için milletine sahip çıkmaz.

Milletine sahip çıktığı için güçlü olur.

Ve bir devletin büyüklüğü yalnızca ordusunun, ekonomisinin veya teknolojisinin gücüyle ölçülmez.

O devlet için bedel ödeyen insanlara gösterdiği vefayla da ölçülür.

SON SÖZÜM GENÇLERE

Sevgili gençler;

Gazilerimize baktığınızda yalnızca geçmişi görmeyin.

Kendi geleceğinizi görün.

Çünkü onlar size sadece bir vatan bırakmadılar.

Bir sorumluluk bıraktılar.

Şimdi sıra sizdedir.

Sizin silahınız bilgi olacaktır.

Cepheniz bilim olacaktır.

Mücadeleniz üretmek olacaktır.

Savunmanız teknoloji olacaktır.

Gücünüz ahlakınız, çalışkanlığınız ve milletinize olan bağlılığınız olacaktır.

Türkiye’nin yarınını başkalarının yazmasını beklemeyin.

O yarını siz yazın.

Biz geçmişimizin önünde saygıyla eğilirken geleceğimizin karşısında dimdik durmak zorundayız.

Çünkü şehitlerimize ve gazilerimize verilebilecek en büyük söz şudur:

“Sizin bıraktığınız yerden vazgeçmeyeceğiz.
Emanetinizi korumakla yetinmeyecek, daha da ileriye taşıyacağız.”

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ebediyete irtihal etmiş bütün gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Hayatta olan kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve uzun ömürler diliyorum.

Gazilerimizin kıymetli ailelerine şükranlarımı sunuyorum.

19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.

Bayrağımız göklerden,
ezanımız minarelerden,
şehitlerimizin ve gazilerimizin hatırası milletimizin vicdanından eksik olmasın.

Şehitlerimizi unutmayacağız.
Gazilerimizi yalnız bırakmayacağız.
Emanete sahip çıkacağız.
Ve Türkiye’yi geleceğe hep birlikte taşıyacağız.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Arzu Ünal
81 İl Gönül Elçileri Platformu
Genel Başkanı