Güvenli Şehirler, Güçlü Toplumlar

Şehirler yalnızca binalardan, yollardan ve meydanlardan oluşmaz. Bir şehrin gerçek değeri; o şehirde yaşayan insanların kendilerini ne kadar güvende hissettiği, çocukların nasıl bir çevrede büyüdüğü ve geleceğe ne kadar umutla bakabildiğiyle ölçülür.

Bu nedenle kentsel dönüşüm, yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması değildir. Kentsel dönüşüm; insan hayatını korumak, mahalle kültürünü yaşatmak, şehirleri afetlere karşı hazırlamak ve gelecek nesillere daha güvenli yaşam alanları bırakmaktır.

Bu anlayış doğrultusunda, Sayın Murat Kurum’un Bağcılar’da kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleştirdiği programa, 81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak katılım sağladık ve destek sunduk.

Program kapsamında Bağcılar’daki vatandaşlarımızla, teşkilat mensuplarımızla ve katılımcılarla bir araya gelerek platformumuzun çalışmalarını, sosyal sorumluluk anlayışını ve Türkiye’nin 81 iline yayılmasını hedeflediğimiz gönüllülük hareketini anlattık.

Kentsel Dönüşüm Bir Tercih Değil, Hayati Bir Zorunluluktur

Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkedir.

Geçmişte yaşanan büyük afetler bize göstermiştir ki dayanıklı şehirler kurmak ertelenebilecek bir mesele değildir. Bir binanın güçlendirilmesi veya yenilenmesi yalnızca ekonomik bir yatırım değil, insan hayatına yapılan en önemli yatırımlardan biridir.

Kentsel dönüşüm projelerine yalnızca yapılaşma açısından bakmak eksik olur.

Bu dönüşüm;

  • can güvenliğini sağlamalı,
  • mahalle dokusunu korumalı,
  • sosyal bağları güçlendirmeli,
  • yeşil alanları artırmalı,
  • çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler için erişilebilir yaşam alanları oluşturmalıdır.

Çünkü güvenli olmayan bir binada yaşayan insanın gelecek planı da huzuru da eksik kalır.

Bağcılar İçin Yeni Bir Gelecek

Bağcılar, İstanbul’un nüfusu yoğun, sosyal yapısı güçlü ve dönüşüm ihtiyacı yüksek ilçelerinden biridir.

Bu nedenle ilçede yürütülecek her kentsel dönüşüm çalışması, yalnızca belirli binaları değil, binlerce ailenin hayatını doğrudan etkilemektedir.

Yeni konutlar yapılabilir, yollar yenilenebilir ve mahalleler modernleştirilebilir. Ancak dönüşümün merkezinde insan olmadığı sürece yapılan çalışmalar eksik kalır.

Bağcılar’da gerçekleştirilen programın en önemli yönü, vatandaşların güvenli konutlara kavuşması konusunda ortaya konulan iradeyi göstermesidir.

Bizler de 81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak insan hayatını, aile güvenliğini ve toplumsal dayanışmayı esas alan bu çalışmalara destek vermeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Sivil Toplum Kentsel Dönüşümün Neresinde Olmalıdır?

Kentsel dönüşüm çoğu zaman belediyelerin, bakanlıkların, mühendislerin ve müteahhitlerin sorumluluğu olarak görülür.

Oysa bu süreçte sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düşmektedir.

Sivil toplum;

vatandaşların beklentilerini dinleyebilir,

dönüşüm sürecindeki kaygıları ilgili kurumlara aktarabilir,

yaşlılara ve dezavantajlı gruplara rehberlik edebilir,

toplumsal bilinçlendirme çalışmaları yapabilir,

mahalle dayanışmasını güçlendirebilir.

Bir dönüşüm projesinin başarılı olabilmesi için yalnızca teknik olarak doğru olması yetmez. Aynı zamanda vatandaşın güvenini kazanması, sürecin açık şekilde anlatılması ve insanların kendilerini kararların parçası olarak hissetmesi gerekir.

İşte sivil toplumun en önemli rolü burada başlamaktadır.

Platformumuzun Çalışmalarını Anlattık

Bağcılar’daki programda 81 İl Gönül Elçileri Platformunun amaçlarını, faaliyet alanlarını ve gelecek hedeflerini katılımcılarla paylaşma imkânı bulduk.

Platformumuzun temel amacı, Türkiye’nin her ilinde gönüllülük bilincini büyütmek ve ihtiyaç sahibi insanlarla imkân sahibi gönüllüler arasında güçlü köprüler kurmaktır.

Çalışmalarımız;

çocukların eğitimine destek verilmesi,

gençlerin sosyal ve kültürel gelişimlerinin güçlendirilmesi,

kadınların toplumsal hayatta daha aktif rol alması,

engelli bireylerin yaşamlarının kolaylaştırılması,

yaşlıların ve yalnız yaşayan vatandaşların desteklenmesi,

afet bilincinin artırılması,

kültür, sanat ve sosyal dayanışma faaliyetlerinin yaygınlaştırılması

gibi geniş bir alanı kapsamaktadır.

Platformumuz için gönüllülük yalnızca yardım ulaştırmak değildir. Sorunu önceden görmek, insanları bilinçlendirmek ve ihtiyaç ortaya çıkmadan önce tedbir almaktır.

Bu nedenle afetlere karşı hazırlık ve güvenli şehirler konusu, gönüllülük hareketimizin de önemli çalışma alanlarından biridir.

Dönüşüm Binalarla Değil, Güvenle Başlar

Bir aile yıllardır yaşadığı evinden ayrılırken yalnızca dört duvarı geride bırakmaz.

Hatıralarını, komşuluklarını, çocuklarının büyüdüğü sokakları ve hayatının önemli bir bölümünü de geride bırakır.

Bu nedenle kentsel dönüşüm süreci vatandaşlara yalnızca teknik verilerle anlatılamaz.

İnsanların kaygıları dinlenmeli, hakları korunmalı ve dönüşümün her aşamasında şeffaflık sağlanmalıdır.

Dönüşüm güvenle başlar.

Vatandaş devletine, belediyesine ve projeyi yürüten kurumlara güvenmelidir. Aynı şekilde yöneticiler de vatandaşın endişelerini samimiyetle anlamalıdır.

Karşılıklı güven kurulmadan en doğru proje bile toplumda yeterli karşılığı bulamayabilir.

Mahalle Kültürü Korunmalıdır

Kentsel dönüşüm sırasında korunması gereken en önemli değerlerden biri mahalle kültürüdür.

Bir mahalleyi mahalle yapan yalnızca binaların yan yana durması değildir.

Komşuluk ilişkileri, dayanışma, ortak hatıralar, esnaf kültürü ve insanların birbirini tanıması o bölgenin gerçek kimliğini oluşturur.

Yeni yerleşim alanları planlanırken insanları birbirinden uzaklaştıran değil, yakınlaştıran bir şehircilik anlayışı benimsenmelidir.

Çocukların güvenle oynayabileceği parklar, yaşlıların dinlenebileceği alanlar, kadınların sosyal hayata katılabileceği merkezler ve gençlerin gelişimine katkı sağlayacak kültürel mekânlar oluşturulmalıdır.

Çünkü dönüşümün amacı yalnızca yeni evler değil, daha yaşanabilir mahalleler kurmaktır.

Afet Bilinci Toplumsal Bir Sorumluluktur

Güvenli binalar kadar afet bilinci de önemlidir.

En sağlam yapılarda yaşasak bile afet anında nasıl davranacağımızı bilmiyorsak risk tamamen ortadan kalkmış olmaz.

Bu nedenle kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesi gerekir.

Okullarda eğitimler düzenlenmeli, mahallelerde gönüllü afet ekipleri kurulmalı, ailelere afet çantası ve acil durum planı konusunda rehberlik edilmelidir.

81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak gönüllülerimizin afet öncesi hazırlık, afet anında dayanışma ve afet sonrası sosyal destek çalışmalarında sorumluluk almasını önemsiyoruz.

Afetlerden sonra birbirimize yardım etmek değerlidir. Ancak afet yaşanmadan önce tedbir almak çok daha büyük bir sorumluluktur.

Kadınlar ve Gençler Dönüşüm Sürecine Katılmalıdır

Şehir planlaması yalnızca teknik uzmanların konusu değildir.

O şehirde yaşayan kadınların, gençlerin, çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin de görüşleri dikkate alınmalıdır.

Kadınlar mahallelerin günlük ihtiyaçlarını en yakından gözlemleyen kesimlerin başında gelir. Çocukların güvenli oyun alanlarını, yaşlıların ulaşım sorunlarını ve ailelerin sosyal ihtiyaçlarını çoğu zaman en doğru şekilde kadınlar ifade eder.

Gençler ise geleceğin şehirlerini kuracak nesildir.

Onların çevre, teknoloji, ulaşım, kültür ve sosyal yaşam konusundaki fikirleri önemsenmelidir.

Katılımcı şehircilik anlayışı, insanları yalnızca hizmet alan değil, şehrin geleceğine katkı sunan bireyler olarak görür.

Kamu, Yerel Yönetim ve Sivil Toplum İş Birliği

Kentsel dönüşüm gibi büyük kapsamlı çalışmalar tek bir kurumun gayretiyle başarıya ulaşamaz.

Merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, üniversiteler, siyasi temsilciler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar ortak bir anlayışla hareket etmelidir.

Her kurumun farklı bir tecrübesi ve imkânı vardır.

Kamu kurumları mevzuat ve kaynak gücüyle, yerel yönetimler saha bilgisiyle, uzmanlar teknik birikimiyle, sivil toplum ise toplumla kurduğu doğrudan bağla sürece katkı sağlar.

Bu güçler birleştiğinde dönüşüm daha hızlı, adil ve kalıcı olur.

Bağcılar’daki program, bu iş birliği anlayışının ve ortak sorumluluk ruhunun güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma olmuştur.

Sayın Murat Kurum’a Teşekkür

Kentsel dönüşüm konusunda ortaya koyduğu çalışmalar ve Bağcılar’da vatandaşlarla buluşarak süreci anlatması dolayısıyla Sayın Murat Kurum’a teşekkür ediyoruz.

Platformumuzun faaliyetlerini anlatmamıza imkân sağlayan, bizlere yakın ilgi gösteren ve gönüllülük çalışmalarımıza değer veren bütün katılımcılara şükranlarımızı sunuyoruz.

Sivil toplum kuruluşlarının dinlenmesi ve ortak çalışma imkânlarının değerlendirilmesi, toplum yararına yürütülecek projelerin başarısını artırmaktadır.

81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak güvenli şehirler, güçlü aileler ve dayanışma içinde yaşayan bir toplum hedefi doğrultusunda üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz.

Dönüşen Yalnızca Binalar Olmamalıdır

Kentsel dönüşüm, eski yapıları yıkıp yenilerini yapmakla sınırlı kalmamalıdır.

Dönüşen yalnızca binalar değil, şehir kültürümüz, afet bilincimiz ve ortak sorumluluk anlayışımız olmalıdır.

Daha güvenli konutlar inşa ederken daha güçlü komşuluklar kurmalıyız.

Yeni mahalleler oluştururken çocukların, kadınların, yaşlıların ve engelli bireylerin ihtiyaçlarını unutmamalıyız.

81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak Bağcılar’da gerçekleştirilen kentsel dönüşüm programına destek verdik, çalışmalarımızı anlattık ve güvenli şehirler için gönüllü katkımızı ortaya koyduk.

Çünkü bir insanın güvenli bir evde yaşaması yalnızca barınma hakkı değildir; huzurlu bir hayatın, sağlam bir ailenin ve güçlü bir toplumun temelidir.

Şehirler binalarla yükselir; ancak güven, dayanışma ve insan sevgisiyle yaşanır.