Geleceği Silahla Değil, Hafızayla Kazanan Milletler Vardır

21. yüzyılda devletler yalnızca ekonomik güçleriyle, ordularıyla veya teknolojileriyle rekabet etmiyor.

Asıl rekabet; hafızalar arasında yaşanıyor.

Bugün dünya, “bilgi savaşı”, “algı savaşı”, “kültürel diplomasi” ve “tarih anlatısı” üzerinden yeniden şekilleniyor. Kimin geçmişi daha güçlü anlatılırsa, gelecekte onun sözü daha güçlü dinleniyor.

İşte bu nedenle “Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabı, yalnızca bir yayın değildir.

Bu eser, Türk milletinin ortak hafızasını kurumsallaştıran stratejik bir belgedir.

Tarih Yazmayanlar, Başkalarının Yazdığı Tarihi Okumaya Mahkûmdur

Tarih sadece geçmişi anlatmaz.

Tarih, geleceğin siyasetini belirler.

Bugün uluslararası ilişkilerde birçok ülke, yüzlerce yıl önce yaşanmış olayları diplomatik koz olarak kullanabiliyorsa bunun sebebi, kendi tarih anlatısını dünyaya kabul ettirebilmiş olmasıdır.

Türk Dünyası ise uzun yıllar boyunca yaşadığı acıları çoğu zaman kendi içinde yaşamış, fakat bunları uluslararası akademik ve diplomatik zeminde yeterince kayıt altına alamamıştır.

Bu eksikliği gidermek, sadece tarihçilerin değil; milletine karşı sorumluluk hisseden herkesin görevidir.

Arzu ÜNAL’ın Kalemi, Ortak Hafızaya Katkıdır

Bu büyük eserde iki yazısıyla yer alan
BGSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Arzu ÜNAL, yalnızca makale yazmamıştır.

O, Türk Dünyasının ortak hafızasına katkı sunmuştur.

Bir fikir insanının en büyük mirası, geride bıraktığı düşüncedir.

Bugün yazılan her satır, yarın üniversitelerde araştırılacak, konferanslarda tartışılacak ve yeni nesiller tarafından okunacaktır.

Bu nedenle Sayın Arzu ÜNAL’ın bu eserde yer almasını yalnızca bireysel bir başarı olarak değil, kurumsal ve millî bir kazanım olarak görüyorum.

Bu kıymetli eseri kendilerine takdim etmek benim için büyük bir onur ve gurur olmuştur.

Bin Sayfa, Yedi Kilogram… Ama Asıl Ağırlığı Tarihtir

Yaklaşık bin sayfalık bu eser fiziksel olarak ağır olabilir.

Ancak asıl ağırlığı taşıdığı hakikattir.

Her sayfasında bir milletin hafızası…

Her bölümünde bir coğrafyanın acısı…

Her satırında geleceğe bırakılmış tarihî bir tanıklık bulunmaktadır.

Bu eser, unutulanları hatırlatmak için değil; unutturulmak istenenleri belgelemek için hazırlanmıştır.

Cumhurbaşkanlarından Gençlere Uzanan Bir Bilgi Köprüsü

Bu kitabın devlet başkanlarına, resmî kurumlara, üniversitelere ve devlet kütüphanelerine ulaştırılacak olması son derece stratejik bir adımdır.

Çünkü bilgi, dolaşıma girdiğinde güç üretir.

Arşivlere giren her eser, gelecekte hazırlanacak akademik çalışmaların temel kaynaklarından biri olur.

Kütüphanelere giren her eser, yeni nesillerin zihninde yeni sorular ve yeni araştırmalar doğurur.

Bu nedenle bu çalışma yalnızca bugünü değil, gelecek elli yılı da düşünerek hazırlanmıştır.

Türk Dünyasının En Büyük İhtiyacı Ortak Hafızadır

Türk Dünyası geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.

Farklı devletler, farklı lehçeler ve farklı siyasi sistemler içinde yaşasa da ortak tarih, ortak kültür ve ortak acılar bizi birbirimize bağlayan en güçlü unsurlardır.

Bu ortak hafızayı canlı tutacak çalışmalar, gelecekte kurulacak kültürel, ekonomik ve stratejik iş birliklerinin de temelini oluşturacaktır.

Ortak hafıza olmadan ortak gelecek kurulamaz.

Gençlere Bırakacağımız En Büyük Emanet

Bir millete bırakılacak en değerli miras yalnızca ekonomik yatırımlar değildir.

Doğru bilgi…

Doğru tarih…

Doğru kimlik bilincidir.

Kendi tarihini kendi kaynaklarından öğrenen gençler, başkalarının oluşturduğu algılara teslim olmaz.

Bu nedenle bu eser, gençler için yalnızca bir tarih kitabı değil; bir kimlik pusulasıdır.

Sefer Bizim, Zafer Allah’ın Takdiridir

Bizler sonuç odaklı değil, sorumluluk odaklı bir medeniyetin çocuklarıyız.

İnancımız bize şunu öğretmiştir:

“Bizler seferden sorumluyuz; zafer ise Allah’ın takdiridir.”

Biz yazacağız.

Araştıracağız.

Belgeleyeceğiz.

Hakikati gelecek nesillere aktaracağız.

Çünkü biliyoruz ki hakikat, ancak kayıt altına alındığında kalıcı olur.

Bu Kitap Bir Başlangıçtır

“Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabı bir son değil, yeni bir başlangıçtır.

Bu eser; tarih araştırmalarını derinleştirecek, Türk Dünyasının ortak hafızasını güçlendirecek ve kültürel diplomasinin önemli araçlarından biri olacaktır.

Emeği geçen bütün yazarları gönülden kutluyorum.

Özellikle iki değerli yazısıyla bu büyük esere katkı sunan Sayın Arzu ÜNAL’ı tebrik ediyor, kendisine takdim ettiğimiz bu eserin Türk Dünyası adına yürüttüğümüz ortak mücadelede anlamlı bir nişane olmasını diliyorum.

Çünkü güçlü devletler sadece sınırlarını değil, hafızalarını da korurlar.

Ve hafızasını koruyan milletler, geleceğini başkalarının değil, kendi iradesiyle inşa eder.

Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK