Kültürden Sanata, Edebiyattan Kardeşliğe Bir Gönül Buluşması
Bir toplum yalnızca yollarıyla, binalarıyla, ekonomisiyle veya teknolojisiyle büyümez. Bir toplumu gerçek anlamda güçlü ve kalıcı kılan; insana yaptığı yatırım, kültürüne sahip çıkması, sanatçısını desteklemesi, yazarını yaşatması ve genç nesillerine düşünme ufku kazandırmasıdır.
Çünkü medeniyetin merkezinde insan vardır. Kitabı yazan insan, onu okuyup anlamlandıran insan; sanatı üreten insan, kültürü nesilden nesile taşıyan yine insandır. Bu nedenle inanıyoruz ki gerçekten de:
“Bütün yollar insana çıkar.”
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak bizler de insanı merkeze alan bu anlayışla; kültürün, sanatın, edebiyatın, eğitimin, dayanışmanın ve kardeşliğin aynı gönül çatısı altında buluştuğu anlamlı programlarda yer almaya, kültür insanlarımızla gönül köprüleri kurmaya ve geleceğe kalıcı değerler bırakacak çalışmalar geliştirmeye devam ediyoruz.
Kültür ve Sanatın Birleştirici Gücü
Bu anlayış doğrultusunda, Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen anlamlı programda kıymetli yazarımız Sayın Orhan SANCAR ile bir araya gelme fırsatı bulduk.
Edebiyattan kültüre, insandan topluma, geçmişten geleceğe uzanan samimi sohbetimiz; bizlere bir kez daha gösterdi ki kültür ve sanat, insanların birbirini anlamasının en güçlü yollarından biridir.
Farklı şehirlerde yaşayabiliriz.
Farklı hayat hikâyelerinden gelebiliriz.
Farklı düşüncelere ve tecrübelere sahip olabiliriz.
Fakat edebiyatın, sanatın ve kültürün oluşturduğu ortak zeminde buluştuğumuzda aramızdaki mesafeler azalır; insan insana yaklaşır, gönül gönülle buluşur. İşte bizim üzerinde durduğumuz gönül elçiliği anlayışı da tam olarak burada anlam kazanmaktadır. Gönül elçiliği yalnızca insanları ziyaret etmek değildir. Gönül elçiliği; insanları dinlemek, değerleri buluşturmak, kültürel birikimi yeni nesillere aktarmak ve toplumun farklı kesimleri arasında kalıcı köprüler kurmaktır.
Bir Kitap Hediyesinden Daha Fazlası
Sayın Orhan SANCAR’ın kaleme aldığı “Bütün Yollar İnsana Çıkar” adlı kıymetli eserini şahsıma hediye etmesi bizleri ayrıca mutlu etmiş ve onurlandırmıştır.
Kendisine bu nazik hediyesi ve kıymetli sohbeti için gönülden teşekkür ediyorum. Kitap hediyesi bizim kültürümüzde sıradan bir armağan değildir. Çünkü bir kitap yalnızca kâğıt ve mürekkepten meydana gelmez. Kitabın içerisinde bir insanın yılları, düşünceleri, gözlemleri, tecrübeleri, sevinçleri, sorgulamaları ve hayata dair bıraktığı izler vardır. Bu nedenle bir yazarın kitabını okuyucusuna ulaştırması aslında düşüncesinden bir parçayı emanet etmesidir. Bizim görevimiz de bu emaneti yalnızca raflarda saklamak değil, okumak, anlamak, paylaşmak ve özellikle gençlerimize ulaştırmaktır.
Bir Toplumun Gerçek Zenginliği Yetiştirdiği İnsandır
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak eğitim, kültür, sanat ve edebiyata verdiğimiz önemi yalnızca sözlerimizle değil, gerçekleştirdiğimiz ve gelecekte gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz çalışmalarla ortaya koymak istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki ülkelerin gerçek zenginliği yalnızca yer altı kaynakları, fabrikaları veya ekonomik büyüklükleri değildir.
En büyük millî servet yetişmiş insandır.
Düşünen insan…
Okuyan insan…
Sorgulayan insan…
Üreten insan…
Kendi kültürünü bilen fakat dünyaya da açık olan insan…
Bilgiyi yalnızca kendisi için değil, toplumunun gelişmesi için kullanan insan…
Bir ülkenin geleceğini değiştirecek asıl güç budur.
Bu nedenle eğitim, kültür, sanat ve edebiyat birbirinden ayrı alanlar olarak görülmemelidir. Bunların tamamı aynı medeniyet inşasının parçalarıdır.
Eğitim insanı yetiştirir.
Kitap insanın düşünce dünyasını genişletir.
Edebiyat insana başka hayatları anlamayı öğretir.
Sanat estetik ve duyarlılık kazandırır.
Kültür ise insana “Ben kimim, nereden geliyorum ve geleceğe ne taşımalıyım?” sorularının cevabını verir.
Yazarlarımız Toplumun Hafızasını Taşıyan İnsanlardır
Yazarlarımızın, sanatçılarımızın, şairlerimizin, akademisyenlerimizin ve kültür insanlarımızın çalışmalarını bu nedenle son derece kıymetli buluyoruz. Bir toplumun hafızası yalnızca devlet arşivlerinde yaşamaz.
Romanlarda yaşar.
Şiirlerde yaşar.
Hatıralarda yaşar.
Türkülerde yaşar.
Hikâyelerde yaşar.
Sanat eserlerinde yaşar.
Bir neslin yaşadıkları yazıya aktarılmazsa, sonraki nesiller geçmişlerini yalnızca başkalarının anlatımlarından öğrenmek zorunda kalabilir. Bu nedenle yazarlarımız yalnızca kitap yazan insanlar değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızın taşıyıcılarıdır.
Onların eserlerini gençlerimizle buluşturmak kültürel devamlılığımız açısından da önemli bir sorumluluktur.
Gençlerin Önüne Yalnızca Ekran Değil, Kitap da Koymalıyız
Çağımız büyük bir değişimden geçmektedir.
Dijital dünya, sosyal medya ve yapay zekâ gençlerimizin bilgiye ulaşma biçimini kökten değiştirmektedir.
Bilgiye ulaşmak kolaylaşırken, doğru bilgiyle yanlış bilgiyi birbirinden ayırmak giderek zorlaşmaktadır.
İşte tam da bu nedenle kitap kültürünü daha fazla önemsemek zorundayız.
Gençlerimizin önüne yalnızca ekranları değil, kitapları da koymalıyız.
Onları yalnızca bilgi tüketen bireyler olarak değil; düşünen, araştıran, sorgulayan, üreten ve kendi fikirlerini oluşturabilen insanlar olarak yetiştirmeliyiz.
Bir çocuğun eline verilen kitap küçük görülebilir.
Fakat o kitap bazen bir hayatın yönünü değiştirebilir.
Bir gencin karşılaştığı bir yazar, onun dünyaya bakışını değiştirebilir.
Bir kültür programında kurulan bir dostluk, yıllar sonra büyük bir eğitim veya sosyal sorumluluk projesinin başlangıcına dönüşebilir.
Bu nedenle hiçbir kültür buluşmasını küçük görmüyoruz.
81 İlde Bir Kültür ve Gönül Ağı
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak hedefimiz yalnızca belirli şehirlerde faaliyet göstermek değildir. Adımızdaki “81 İl”, bizim için yalnızca coğrafi bir ifade değil; aynı zamanda büyük bir idealin ifadesidir.
Biz;
81 ilde gönüllülüğü,
81 ilde kitap sevgisini,
81 ilde kültür ve sanatı,
81 ilde gençlik çalışmalarını,
81 ilde sosyal dayanışmayı
güçlendirecek bir gönül ağı oluşturmayı önemsiyoruz.
Bir şehirdeki yazarımızı başka bir şehirdeki gençlerle buluşturabilmeliyiz.
Bir ilimizdeki başarılı kültür projesini başka illerimize taşıyabilmeliyiz.
Yazarlarımızla öğrencilerimizi, sanatçılarımızla gençlerimizi, akademisyenlerimizle toplumumuzu buluşturabilmeliyiz.
Böylece 81 şehir, binlerce gönüllü ve milyonlarca insan arasında büyük bir kültür ve kardeşlik ağı kurulabilir.
Gönül Elçiliği Bir Unvan Değil, Sorumluluktur
Bizim için “Gönül Elçisi” olmak bir unvan taşımaktan çok daha büyük anlam ifade etmektedir.
Gönül elçiliği;
bir çocuğa kitap ulaştırmaktır,
bir öğrencinin eğitimine katkı sunmaktır,
bir sanatçının eserine sahip çıkmaktır,
bir yazarın düşüncesini gençlerle buluşturmaktır,
unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerleri yeniden hatırlatmaktır,
şehirler arasında dostluk kurmaktır,
insanı insanla buluşturmaktır.
Kısacası gönül elçiliği, “Ben ne kazanacağım?” yerine “Biz birlikte neyi güzelleştirebiliriz?” diyebilmektir.
Türkiye’nin bugün bu anlayışa her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.
Kültür Kardeşliğin En Güçlü Dilidir
Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği tarafından gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın taşıdığı bir başka önemli mesaj da kardeşliktir.
Kardeşlik yalnızca söylenen güzel bir söz olarak kalmamalıdır.
Kardeşlik tanışmakla başlar.
Dinlemekle güçlenir.
Birlikte üretmekle kalıcı hâle gelir.
Kültür ve sanat ise bunun en güçlü araçlarından biridir.
Bir şiirin, türkünün, romanın veya hikâyenin önünde insanların kimlikleri değil, insanlıkları konuşur.
Bu nedenle kültüre yapılan her yatırım aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğe yapılmış bir yatırımdır.
Bütün Yollar İnsana Çıkıyorsa, Önce İnsanı Yetiştirmeliyiz
Sayın Orhan SANCAR’ın eserinin taşıdığı “Bütün Yollar İnsana Çıkar” ifadesini bu açıdan son derece anlamlı buluyorum.
Gerçekten de eğitimden ekonomiye, kültürden sanata, bilimden teknolojiye kadar bütün yolların sonunda insan vardır.
O hâlde en büyük yatırımımız da insana olmalıdır.
İnsanı eğitmeden ekonomiyi kalıcı biçimde büyütemeyiz.
İnsanı kültürle buluşturmadan toplumsal hafızayı koruyamayız.
Gençleri kitapla tanıştırmadan düşünce dünyamızı geliştiremeyiz.
Sanatçıyı ve yazarı desteklemeden kültürel üretimi sürdüremeyiz.
İnsanın gönlüne ulaşmadan da güçlü bir toplumsal dayanışma kuramayız.
Bu nedenle bizim yol haritamız açıktır:
İnsana yatırım.
Eğitime destek.
Kitaba erişim.
Kültüre sahip çıkmak.
Sanatı desteklemek.
Gençleri geleceğe hazırlamak.
Gönülleri birbirine bağlamak.
Bir Buluşmadan Birlikte Üretmeye
Kültür programlarının asıl değeri, program sona erdikten sonra ortaya çıkmalıdır.
Tanışmalar yeni projelere, sohbetler iş birliklerine, kitaplar yeni okumalara ve kurulan dostluklar toplumsal faydaya dönüşmelidir.
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak bundan sonraki süreçte de kültür insanlarımızla ilişkilerimizi güçlendirmeyi; yazar–öğrenci buluşmaları, kitap günleri, kütüphane projeleri, kültür ve sanat programları, gençlere yönelik okuma ve düşünce çalışmaları gibi faaliyetleri yaygınlaştırmayı önemsiyoruz.
Çünkü kalıcı olan yalnızca yapılan program değil, programın ardından bırakılan izdir.
Teşekkür ve Vefa
Bu anlamlı buluşmaya vesile olan Doğu ve Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Genel Başkanı Sayın Fuat BODUR’a, kıymetli yönetim kurulu üyelerine ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Ayrıca değerli yazarımız Sayın Orhan SANCAR’a samimi sohbeti, kültür ve edebiyatımıza sunduğu katkıları ve “Bütün Yollar İnsana Çıkar” adlı eserini şahsıma hediye etme nezaketinden dolayı teşekkür ediyor; edebiyat ve kültür yolculuğunda başarılarının devamını diliyorum.
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak bundan sonra da eğitime, kültüre, sanata, edebiyata ve geleceğimizin teminatı gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz.
Çünkü inanıyoruz ki;
Bir kitap bir insanı,
bir insan bir aileyi,
bir aile bir çevreyi,
bir gönüllü bir şehri,
bir nesil ise bir ülkenin geleceğini değiştirebilir.
“Bütün yollar insana çıkar.”
Bizim yolumuz da insandan insana, şehirden şehre, gönülden gönüle uzanan kardeşlik köprülerinden geçmektedir.
Amacımız yalnızca bugünün programlarına katılmak değil; yarının kültürünü, yarının insanını ve yarının güçlü toplumunu bugünden inşa etmektir.
Çünkü geleceğe bırakılabilecek en büyük miras yalnızca yapılan eserler değildir.
İyi yetişmiş insan, güçlü bir kültürel hafıza ve birbirine güvenen bir toplumdur.
Arzu ÜNAL
81 İl Gönül Elçileri Platformu
Genel Başkan
