Hayatın En Büyük Anlamı: Bir İnsana Faydalı Olabilmek
İnsan, bu dünyada yalnızca yaşamak için bulunmaz. Gerçek anlam; bir gönle dokunabilmekte, bir çocuğun yüzünü güldürebilmekte, bir insanın hayatına umut olabilmektedir.
Bizler için hayatın en kıymetli tarafı, başkalarına faydalı olabilmektir.
Çünkü insanın geride bıraktığı en büyük miras; sahip olduğu makamlar, topladığı servetler veya aldığı unvanlar değildir. Asıl miras, insanların gönlünde bıraktığı izdir.
81 İl Gönül Elçileri Platformu Genel Başkanı Arzu Ünal olarak, destek verdiğimiz çocuklarla bir araya geldiğimiz her an, bu büyük sorumluluğu bir kez daha hissediyoruz.
Onların tebessümü bize güç veriyor.
Onların umudu bize yol gösteriyor.
Onların geleceği ise hepimize görev yüklüyor.
Çocuklar Yalnızca Ailelerinin Değil, Toplumun Emanetidir
Bir çocuk, yalnızca annesinin ve babasının çocuğu değildir.
O çocuk aynı zamanda yaşadığı mahallenin, şehrin, ülkenin ve bütün insanlığın ortak emanetidir.
Bir çocuğun eğitimden uzak kalması yalnızca bir ailenin sorunu değildir.
Bir çocuğun aç kalması, umutsuzluğa düşmesi veya kendisini yalnız hissetmesi, hepimizin ortak ayıbıdır.
Çünkü çocukların kaderi, toplumların geleceğini belirler.
Bugün ihmal edilen bir çocuk, yarının kayıp genci olabilir.
Bugün desteklenen bir çocuk ise yarının öğretmeni, doktoru, mühendisi, sanatçısı, yöneticisi veya gönül insanı olabilir.
Bu nedenle çocuklara yapılan her yatırım, aslında ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır.
Bir Çocuğun Hayaline Dokunmak
Bazen bir çocuğun hayatını değiştirmek için büyük imkânlara ihtiyaç yoktur.
Bir kitap,
bir okul çantası,
bir kıyafet,
bir sıcak yemek,
bir güzel söz,
bir güven duygusu,
bir “Sen başarabilirsin” cümlesi…
Bunların her biri bir çocuğun hayatında yeni bir kapı açabilir.
Çocuklar çoğu zaman yalnızca maddi desteğe değil, kendilerine inanacak bir insana ihtiyaç duyar.
Onları dinleyen, anlayan ve değerli olduklarını hissettiren bir yetişkin, bir çocuğun kaderini değiştirebilir.
Arzu Ünal olarak destek verdiğimiz çocukların yanında bulunurken, onların yalnızca ihtiyaçlarını karşılamaya değil, hayallerini büyütmeye de çalışıyoruz.
Çünkü çocuklara yardım etmek, yalnızca eksiklerini tamamlamak değil; onların geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır.
Yardım Değil, Sorumluluk
Çocuklara verilen destek bazen “yardım” olarak ifade edilir.
Oysa biz bu yaklaşımı yalnızca yardım olarak görmüyoruz.
Bu, bir sorumluluktur.
Toplumun güçlü olanlarının, imkân sahibi olanlarının ve karar verici konumda bulunanlarının, daha az imkâna sahip çocukların yanında durması bir lütuf değildir.
Bu, insanlık görevidir.
Bir çocuk, doğduğu ailenin ekonomik şartlarını kendisi seçmez.
Doğduğu mahallenin imkânlarını belirlemez.
Karşılaştığı yoksulluğun, eşitsizliğin veya imkânsızlığın sorumlusu değildir.
Bu nedenle hiçbir çocuk, kendi seçmediği şartlar yüzünden hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakılmamalıdır.
Çocukların Hayalleri Yarım Kalmasın
Her çocuğun içinde saklı bir yetenek, bir merak ve bir gelecek vardır.
Kimi resim yapmak ister.
Kimi öğretmen olmayı hayal eder.
Kimi sporcu, doktor, bilim insanı veya sanatçı olmak ister.
Ancak bazı çocukların hayalleri daha yolun başında ekonomik yetersizlikler, ilgisizlik veya fırsat eşitsizliği nedeniyle yarım kalmaktadır.
Bir toplumun en büyük kaybı, keşfedilemeyen çocuklarıdır.
Belki de geleceğin büyük bilim insanı bugün kalem alamadığı için derslerinden uzaklaşıyor.
Belki de büyük bir sanatçı, imkânsızlıklar nedeniyle yeteneğini geliştiremiyor.
Belki de topluma büyük fayda sağlayacak bir genç, kendisine yol gösterecek bir el bulamadığı için umudunu kaybediyor.
Bu yüzden bizler, çocukların hayallerini korumayı bir milli sorumluluk olarak görüyoruz.
Gönüllülük, Bir Çocuğun Elinden Tutmaktır
Gönüllülük yalnızca yardım kolileri hazırlamak değildir.
Gönüllülük, bir çocuğun elinden tutup onunla aynı yolda yürümektir.
Başarısını alkışlamak,
başarısız olduğunda cesaret vermek,
eğitimine destek olmak,
kendisini değerli hissettirmek,
sorunlarını dinlemek
ve asla yalnız olmadığını göstermektir.
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak gönüllülüğü geçici bir kampanya değil, sürekli bir vicdan hareketi olarak görüyoruz.
Bizim amacımız yalnızca bugün bir çocuğun ihtiyacını karşılamak değil; onun yarın kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamaktır.
Bir Çocuğa Destek, Bir Aileye Umuttur
Bir çocuğa verilen destek yalnızca o çocuğu etkilemez.
Ailesine de umut olur.
Bir annenin yükünü hafifletir.
Bir babanın çaresizliğini azaltır.
Kardeşlerine örnek olur.
Mahallesinde yeni bir dayanışma duygusu oluşturur.
Bu nedenle çocuk odaklı sosyal çalışmaların etkisi, düşünüldüğünden çok daha geniştir.
Bir çocuk eğitimine devam ettiğinde yalnızca kendi geleceğini değil, ailesinin geleceğini de değiştirebilir.
Bir çocuğun başarı hikâyesi, aynı şartlarda yaşayan başka çocuklara da cesaret verebilir.
İyilik, doğru yere dokunduğunda dalga dalga büyür.
Kadınların ve Annelerin Gönüllülükteki Yeri
Çocuklara yönelik çalışmaların en güçlü taşıyıcılarından biri kadınlardır.
Bir anne, başka bir çocuğun ihtiyacını çoğu zaman kendi çocuğunun ihtiyacı gibi hisseder.
Kadının şefkati, disiplini ve toplumsal duyarlılığı gönüllülük hareketlerine ayrı bir güç kazandırır.
Bu nedenle kadınların sivil toplum çalışmalarında daha aktif yer alması, çocuklara yönelik projelerin başarısını da artırmaktadır.
Kadınlar yalnızca destek veren değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün öncüsü olan bireylerdir.
Bir kadının gönüllülüğe katılması, çoğu zaman ailesini ve çevresini de iyilik hareketine dâhil eder.
Devlet, Sivil Toplum ve Aile El Ele Vermelidir
Çocukların sorunları tek bir kurumun çözebileceği kadar basit değildir.
Devletin, yerel yönetimlerin, okulların, ailelerin ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerekir.
Devlet sosyal politikalarıyla güvence sağlamalıdır.
Yerel yönetimler mahallelerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmelidir.
Okullar çocukların eğitim ve gelişimini yakından takip etmelidir.
Aileler sevgi ve sorumluluk ortamı oluşturmalıdır.
Sivil toplum ise ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşmalı, gönüllüleri harekete geçirmeli ve destek ağlarını güçlendirmelidir.
Bu kurumlar birbirinden kopuk hareket ettiğinde bazı çocuklar sistemin dışında kalabilir.
Ancak herkes aynı hedef etrafında birleştiğinde hiçbir çocuk yalnız bırakılmaz.
Çocuğa Verilen Sevgi, Topluma Barış Olarak Döner
Sevgiyle büyüyen çocuk, sevgiyi öğrenir.
Merhamet gören çocuk, merhametli olur.
Kendisine güvenilen çocuk, başkalarına güvenmeyi öğrenir.
Adaletle yetişen çocuk, haksızlığa karşı durur.
Bugün çocuklara verdiğimiz sevgi, yarın toplumumuza huzur ve barış olarak döner.
Buna karşılık ihmal edilen, dışlanan ve sevgiden mahrum bırakılan çocuklar, gelecekte toplumun derin yaralarına dönüşebilir.
Bu nedenle çocuklarla ilgilenmek, yalnızca sosyal yardım değil; aynı zamanda toplumsal barışı koruma çalışmasıdır.
Biz Çalışmaya Devam Edeceğiz
Çocukların yüzündeki tebessüm sürdükçe biz de çalışmaya devam edeceğiz.
Bir çocuğun ihtiyacı oldukça elimizi uzatacağız.
Bir gencin umudu kırıldığında yanında olacağız.
Bir ailenin yükü ağırlaştığında o yükü paylaşacağız.
Çünkü bizim için hizmet, belli dönemlere ait bir faaliyet değildir.
Hizmet, hayatın kendisidir.
İnsanlara faydalı olmak, varlığımızın en büyük anlamıdır.
Arzu Ünal olarak destek verdiğimiz çocuklarla yan yana durmak, yalnızca bir sosyal sorumluluk görevi değil; kalbimizde taşıdığımız bir insanlık borcudur.
Hiçbir Çocuk Yalnız Değildir
Her çocuk değerlidir.
Her çocuk sevgiyi hak eder.
Her çocuk eğitim, sağlık, güvenlik ve umut içinde yaşama hakkına sahiptir.
Bir çocuğun elinden tutmak, geleceğin elinden tutmaktır.
Bir çocuğun hayalini korumak, ülkenin geleceğini korumaktır.
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak çocuklarımızın yanında olmaya, onların hayallerine destek vermeye ve Türkiye’nin 81 ilinde gönüllülük ruhunu büyütmeye devam edeceğiz.
Çünkü biz inanıyoruz ki:
Çocuklar yalnızca ailelerinin değil, hepimizin çocuklarıdır.
Hayatımızın en büyük anlamı ise bir çocuğun geleceğine umut olabilmektir.
