PİLOT YÜZBAŞI CENGİZ TOPEL’İ RAHMET, MİNNET VE SAYGIYLA ANIYORUZ
8 Ağustos 1964…
Türk milletinin hafızasına yalnızca bir tarih olarak değil; cesaretin, vatan sevgisinin, askerî şerefin ve fedakârlığın sembolü olarak kazınan bir gün…
O gün Kıbrıs semalarında bir Türk subayı görev başındaydı.
Adı, Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel idi.
Kıbrıs Türklerinin varlığını, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden ağır şartların yaşandığı günlerde Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen harekâtta görev alan Cengiz Topel, milletinin kendisine yüklediği sorumluluğu tereddüt etmeden yerine getirdi.
Gökyüzüne yalnızca bir savaş pilotu olarak yükselmedi.
Arkasında bir milletin duasını, önünde görevini, kalbinde ise vatan sevgisini taşıyordu.
KIBRIS TÜRKÜNÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTEREN UÇUŞ
1960’lı yıllar Kıbrıs Türkleri açısından büyük baskıların, çatışmaların ve var olma mücadelesinin yaşandığı son derece kritik bir dönemdi.
Türk köylerine yönelik saldırılar, kuşatmalar ve şiddet olayları karşısında Türkiye gelişmeleri yakından takip ediyor; Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğinin korunması için diplomatik ve askerî seçenekleri değerlendiriyordu.
İşte böylesine ağır bir ortamda Türk Hava Kuvvetleri Kıbrıs semalarında görev yaptı.
Bu uçuşların verdiği mesaj açıktı:
Kıbrıs Türkü yalnız değildir.
Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel de bu tarihî görevin kahramanlarından biri oldu.
Uçağının vurulmasının ardından paraşütle atlamayı başardı.
Fakat onun için asıl imtihan bundan sonra başladı.
BİR SUBAYIN VAKARI
Cengiz Topel’in hatırasını büyük yapan yalnızca gökyüzündeki cesareti değildir.
O, zor şartlar altında dahi Türk subayına yakışan vakarından ve görev şuurundan taviz vermeyen bir asker olarak milletimizin hafızasına yerleşmiştir.
Bir asker için üniforma yalnızca üzerinde taşınan bir kıyafet değildir.
O üniforma; milletin namusunu, devletin itibarını, silah arkadaşlarının güvenini ve kendisinden önce aynı bayrak uğruna mücadele edenlerin emanetini temsil eder.
Cengiz Topel bu anlayışın timsalidir.
8 Ağustos 1964 tarihinde şehadet mertebesine ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin ilk hava harp şehidi olarak tarihe geçti.
Fakat bazı insanlar öldüklerinde tarihten silinmez.
Tam tersine, milletlerin hafızasında yeniden doğarlar.
Cengiz Topel de onlardan biridir.
BİR İSİMDEN DAHA FAZLASI
Bugün Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin farklı bölgelerinde onun adını taşıyan okullar, caddeler, parklar, mahalleler ve kurumlar bulunmaktadır.
Çünkü milletler kahramanlarını yalnız mezar taşlarında yaşatmaz.
Onların isimlerini çocuklarının okuduğu okullara, yürüdüğü caddelere, yaşadığı şehirlere verir.
Bunun anlamı şudur:
Yeni nesiller bu isimleri görsün, sorsun ve öğrensin.
“Cengiz Topel kimdi?” diye soran bir çocuğa yalnızca bir pilotun hayatını anlatmayız.
Ona vatan sevgisini anlatırız.
Görev ahlakını anlatırız.
Cesareti anlatırız.
Fedakârlığı anlatırız.
Bir milletin zor günlerinde sorumluluk almaktan kaçmayan insanların nasıl tarih yazdığını anlatırız.
ŞEHİTLER MİLLETLERİN HAFIZASIDIR
Bugün modern dünyada milletlerin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikelerden biri tarihî hafızanın zayıflamasıdır.
Bir toplum kendi kahramanlarını unutmaya başladığında yalnızca geçmişini değil, geleceğini de kaybetmeye başlar.
Çünkü gençlerin önünde örnek insanlar bulunmalıdır.
Sadece çok konuşanlar değil, gerektiğinde sorumluluk alanlar…
Sadece başarı hikâyeleri anlatanlar değil, milletinin geleceği için bedel ödeyenler…
Cengiz Topel’in hayatı tam da bu nedenle genç nesillere anlatılmalıdır.
Onun hikâyesi bize şunu öğretmektedir:
Vatan sevgisi sözle değil, görev başında gösterilir.
KIBRIS DAVASI BİR HAFIZA DAVASIDIR
Cengiz Topel’i anarken Kıbrıs Türklerinin verdiği mücadeleyi de unutmamak gerekir.
Kıbrıs meselesi yalnız diplomatik belgelerden, müzakere masalarından veya siyasi açıklamalardan ibaret değildir.
Bu mesele aynı zamanda insanların yaşadığı acıların, direnişlerin, şehitlerin ve nesiller boyunca sürdürülen bir var olma mücadelesinin tarihidir.
Cengiz Topel’in şehadeti de bu büyük mücadelenin unutulmaz sayfalarından biridir.
Onun Kıbrıs semalarına yükselen uçağı, aslında Türkiye’nin Kıbrıs Türklerine verdiği güçlü bir mesajın sembolüdür:
“Yalnız değilsiniz.”
Bu mesaj aradan geçen onlarca yıla rağmen tarihî anlamını korumaktadır.
BİR MİLLET KAHRAMANINI UNUTURSA…
Tarih yalnızca büyük savaşların, anlaşmaların ve devlet adamlarının hikâyesi değildir.
Tarih aynı zamanda gerektiğinde milletinin geleceği için hayatını ortaya koyabilen insanların hikâyesidir.
Bir millet kahramanlarını unutursa çocuklarına yalnızca eksik bir tarih bırakmaz.
Onlara eksik bir kimlik de bırakır.
Bu nedenle Cengiz Topel’i anmak geçmişe dönük bir vefa borcu olduğu kadar geleceğe karşı da bir sorumluluktur.
Onu anlatmak demek;
vatanın bedelsiz olmadığını anlatmak demektir.
Bayrağın yalnızca bir kumaş olmadığını anlatmak demektir.
Bağımsızlığın, huzurun ve güvenliğin arkasında nice fedakârlık bulunduğunu hatırlatmak demektir.
GÖKYÜZÜNDE BİR YILDIZ, MİLLETİN GÖNLÜNDE BİR KAHRAMAN
Bugün 8 Ağustos…
Aradan yıllar geçti.
Dünya değişti.
Teknoloji değişti.
Savaş araçları değişti.
Fakat bazı değerler değişmedi.
Vatan sevgisi değişmedi.
Görev şuuru değişmedi.
Şehitlerimize olan vefa borcumuz değişmedi.
Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in adı da Türk milletinin gönlündeki yerini korumaya devam ediyor.
Çünkü o, yalnızca bir pilot değildi.
O, Türk askerinin cesaretinin temsilcisiydi.
O, Kıbrıs Türkünün yalnız olmadığının sembolüydü.
O, görev uğruna canını ortaya koymanın ne demek olduğunu gösteren bir kahramandı.
Bugün onun aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ
Cumhuriyet tarihimizin ilk hava harp şehidi Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’i, şehadetinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Onun ve bütün şehitlerimizin bize bıraktığı en büyük miras; üzerinde özgürce yaşadığımız vatan, dalgalanan bayrağımız ve bağımsızlığımızdır.
Bu mirası korumak ise yaşayanların görevidir.
Sen gökyüzünde bir yıldız, milletimizin gönlünde sonsuza kadar yaşayacak bir kahramansın.
Unutmadık.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Ruhun şad, makamın âli olsun Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel.
8 Ağustos 1964 – Sonsuzluğa yürüyen bir Türk kartalının tarihidir.
Şehitler ölmez.
Milletler, şehitlerini hatırladıkları müddetçe yaşar.

