Bir Genci Kurtarmak, Bir Geleceği Kurtarmaktır
81 İl Gönül Elçileri Platformu
Bir ülkenin gerçek zenginliği yalnızca sahip olduğu doğal kaynaklar, ekonomik büyüklük ya da teknolojik imkânlar değildir. Bir ülkenin en büyük sermayesi, yetiştirdiği sağlıklı, eğitimli, bilinçli ve umut sahibi gençleridir.
Çünkü gençliğini kaybeden bir toplum, yalnızca bugününü değil, yarınını da kaybeder.
Bugün toplumumuzun karşı karşıya bulunduğu en önemli sosyal sorunlardan biri madde bağımlılığıdır. Bu mesele yalnızca bağımlı bireyin meselesi değildir. Bir gencin bağımlılığa sürüklenmesi; annesini, babasını, kardeşlerini, okulunu, mahallesini ve zamanla bütün toplumu etkileyen ağır bir sosyal yaraya dönüşebilmektedir.
Bu nedenle artık şu gerçeği açıkça görmek zorundayız:
Madde bağımlılığı yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir mücadele alanıdır.
HİÇBİR ÇOCUK BAĞIMLI OLARAK DOĞMAZ
Hiçbir anne çocuğunu bağımlı olsun diye büyütmez.
Hiçbir çocuk hayata uyuşturucu maddelerin esiri olmak amacıyla başlamaz.
Bağımlılığın arkasında bazen yalnızlık, bazen aile içindeki iletişimsizlik, bazen yanlış arkadaş çevresi, bazen ekonomik ve sosyal sorunlar, bazen de hayata karşı kaybedilmiş umut bulunabilir.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede yalnızca sonucu değil, o sonuca götüren yolları da görmek zorundayız.
Bir genç neden sokakta?
Neden ailesinden uzaklaştı?
Neden okulunu bıraktı?
Neden kendisini değersiz hissetti?
Neden yanlış çevrelerin içine düştü?
Neden kendisini dinleyecek bir insan bulamadı?
Bu soruların cevaplarını bulmadan yalnızca bağımlılığı cezalandırmaya çalışmak, yaranın üzerine pansuman yapıp altında büyüyen hastalığı görmemektir.
YARGILAMAK KOLAY, ELİNDEN TUTMAK ZORDUR
Sokakta, parkta, okul çevresinde ya da bir köşe başında madde bağımlılığıyla mücadele eden bir genç gördüğümüzde çoğu zaman ilk tepkimiz ondan uzaklaşmak oluyor.
Fakat o genç;
belki bizim evladımız olabilirdi.
Belki kardeşimiz…
Belki komşumuzun çocuğu…
Belki de zamanında bir el uzatılsaydı bugün bambaşka bir hayat yaşayacak bir insan…
İnsanları dışlamak kolaydır.
Onların hikâyesini anlamak ise sorumluluk ister.
Bizim toplum olarak tercihimiz, yargılayan değil anlayan; dışlayan değil kazanan; kapıyı kapatan değil yeniden hayata açan bir anlayış olmalıdır.
Çünkü bağımlılık yaşayan bir insanın ihtiyacı çoğu zaman yeni bir dışlanma değil, doğru bir tedaviye ve sağlıklı bir hayata yeniden ulaşabilme imkânıdır.
BAĞIMLILIK SADECE GÜVENLİK MESELESİ DEĞİLDİR
Madde bağımlılığını yalnızca polisiye tedbirlerle çözmeye çalışmak yeterli değildir.
Elbette uyuşturucu madde ticaretiyle mücadele devletin en temel görevlerinden biridir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirleyen suç örgütlerine karşı hukuk bütün gücüyle işletilmelidir.
Ancak meselenin diğer tarafında korunması, tedavi edilmesi ve yeniden topluma kazandırılması gereken insanlar bulunmaktadır.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadele;
sağlık meselesidir,
eğitim meselesidir,
aile meselesidir,
sosyal politika meselesidir,
istihdam meselesidir,
gençlik politikası meselesidir.
Başarılı bir mücadele ancak bütün bu alanların birlikte çalışmasıyla mümkündür.
AİLE EN BÜYÜK KORUYUCU KALKANDIR
Bağımlılıkla mücadelenin ilk başladığı yer çoğu zaman aile olmalıdır.
Çocuklarımızla aynı evde yaşamak, onların dünyasını bildiğimiz anlamına gelmez.
Anne ve babalar çocuklarıyla konuşmalı, onları dinlemeli ve yalnızca derslerini değil, arkadaş çevrelerini, duygusal dünyalarını ve hayata ilişkin kaygılarını da takip etmelidir.
Bir çocuğun cebindeki harçlığı bilmek kadar kalbindeki sıkıntıyı da bilmek gerekir.
Çünkü bazen bir genç uyuşturucuya ulaşmadan önce ailesinden ve toplumdan duygusal olarak kopmaya başlamaktadır.
O kopuşu erken fark edebilirsek bağımlılık başlamadan önce çok sayıda hayatı koruyabiliriz.
OKULLAR SADECE DERS VEREN YERLER OLMAMALIDIR
Okullarımız bağımlılıkla mücadelede en önemli koruyucu alanlardan biridir.
Öğretmenler, rehberlik servisleri, aileler ve ilgili kurumlar arasında güçlü bir iletişim kurulmalıdır.
Gençlere yalnızca “uyuşturucudan uzak durun” demek yeterli değildir.
Onlara hayat amacı kazandırmalıyız.
Sporla tanıştırmalıyız.
Sanata yönlendirmeliyiz.
Kitapla buluşturmalıyız.
Meslek sahibi olmalarını desteklemeliyiz.
Kendilerini değerli hissedecekleri sosyal ortamlar oluşturmalıyız.
Çünkü boşluğu yalnızca yasaklarla dolduramayız.
O boşluğu eğitimle, kültürle, sporla, sanatla, arkadaşlıkla ve umutla doldurmak zorundayız.
TEDAVİDEN SONRA HAYAT DEVAM EDİYOR
Bağımlılıkla mücadelede en fazla ihmal edilen alanlardan biri, tedavi sonrasındaki süreçtir.
Bir insan tedavi gördükten sonra yeniden aynı çevreye, aynı çaresizliğe ve aynı sosyal şartlara dönüyorsa yeniden bağımlılığa sürüklenme riski devam edebilir.
Bu nedenle tedavi kadar yeniden topluma kazandırma süreci de önemlidir.
Gençlerimizin;
meslek edinmelerine,
eğitimlerine devam etmelerine,
iş hayatına katılmalarına,
spor ve sanat faaliyetlerinde bulunmalarına,
sağlıklı sosyal çevreler oluşturmalarına
yardımcı olunmalıdır.
Çünkü bir gence yalnızca “uyuşturucuyu bırak” demek yetmez.
Ona “Yeni hayatını birlikte kuralım” diyebilmek gerekir.
BİR GENCİ KURTARMAK BİR AİLEYİ KURTARMAKTIR
Bizler 81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak inanıyoruz ki:
Bir genci kurtarmak, bir aileyi kurtarmaktır.
Bir aileyi kurtarmak, bir mahalleyi korumaktır.
Bir mahalleyi korumak, toplumun geleceğine sahip çıkmaktır.
Bu nedenle bağımlılık yaşayan gençlerimizi kaderlerine terk edemeyiz.
Onların uygun tedavi hizmetlerine ulaşmalarına destek olmalı, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmeli, eğitim ve meslek edinme süreçlerine katkı sunmalı, spor, kültür ve sanat faaliyetleriyle yeniden hayata bağlanmalarına yardımcı olmalıyız.
Her kurum bu mücadelede görev almalıdır.
Devlet kurumları…
Belediyeler…
Okullar…
Üniversiteler…
Sivil toplum kuruluşları…
Spor kulüpleri…
İş dünyası…
Medya…
Ve en önemlisi aileler.
Bağımlılıkla mücadele birkaç kurumun omuzlarına bırakılamayacak kadar büyük bir meseledir.
MAHALLE MAHALLE, İL İL BİR SEFERBERLİK
Bağımlılıkla mücadelede merkezi çalışmalar kadar yerel dayanışma da önemlidir.
Her ilde, her ilçede ve her mahallede risk altında bulunan gençlere ulaşabilecek sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi gerekmektedir.
Bir öğretmen fark edebilir.
Bir komşu görebilir.
Bir antrenör anlayabilir.
Bir arkadaş yardım isteyebilir.
Bir gönüllü doğru kuruma yönlendirebilir.
Bazen bir hayatın değişmesi için çok büyük projelerden önce, bir insanın başka bir insana gerçekten sahip çıkması gerekir.
İşte gönüllülüğün gücü burada ortaya çıkmaktadır.
BİZİM MÜCADELEMİZ GENÇLERİMİZ İÇİNDİR
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak Türkiye’nin dört bir yanında gönüllülük anlayışıyla hareket ederken en önemli sorumluluk alanlarımızdan birinin gençlerimiz olduğuna inanıyoruz.
Biz hiçbir gencimizi kaybetmek istemiyoruz.
Bir gencin gözlerindeki umudu yeniden görebilmek için çalışmak istiyoruz.
Çünkü bugün elinden tuttuğumuz bir genç;
yarının öğretmeni olabilir.
Doktoru olabilir.
Mühendisi olabilir.
Polisi olabilir.
Askeri olabilir.
Sanatçısı olabilir.
Bilim insanı olabilir.
Belki de yıllar sonra başka bir gencin elinden tutacak gönüllü olabilir.
Bir insanın hayatındaki küçük bir iyilik bazen nesiller boyunca devam eden büyük bir değişimin başlangıcıdır.
ÇOCUKLARIMIZI ZEHİRLEYENLERLE MÜCADELE, ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKMAKLA TAMAMLANIR
Uyuşturucu maddeleri gençlerimize ulaştıran suç yapılarına karşı en sert hukuki mücadele verilmelidir.
Ancak bir taraftan suçla mücadele ederken diğer taraftan gençlerimizi koruyacak sosyal duvarları da güçlendirmeliyiz.
Çünkü arzla mücadele kadar talebi ortaya çıkaran sosyal şartlarla mücadele de önemlidir.
Gencin önüne uyuşturucu koyan eli engellemek devletin görevidir.
Gencin o ele uzanmamasını sağlayacak aileyi, eğitimi, umudu ve sosyal çevreyi oluşturmak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
“BANA NE?” DEME LÜKSÜMÜZ YOK
Madde bağımlılığı konusunda toplumun en tehlikeli cümlesi şudur:
“Beni ilgilendirmiyor.”
Hayır.
Bu mesele hepimizi ilgilendiriyor.
Çünkü bugün başka bir ailenin yaşadığı acı, yarın bizim kapımızı çalabilir.
Bu nedenle şüpheli ve riskli durumlarda ilgili kurumlara bilgi vermek, aileleri bilinçlendirmek, gençleri doğru sağlık ve danışmanlık merkezlerine yönlendirmek ve gönüllü sosyal çalışmalara destek olmak hepimizin vatandaşlık sorumluluğudur.
Susmak çözüm değildir.
Görmezden gelmek çözüm değildir.
Dışlamak çözüm değildir.
Çözüm; bilgi, dayanışma, tedavi, eğitim ve sahip çıkmadır.
GELİN BİRLİKTE HAREKET EDELİM
81 İl Gönül Elçileri Platformu olarak devletimizin ilgili kurumlarını, yerel yönetimleri, eğitim camiasını, sağlık çalışanlarını, sivil toplum kuruluşlarını, spor kulüplerini, iş insanlarını, sanatçıları, medya kuruluşlarını ve bütün vatandaşlarımızı ortak bir toplumsal seferberliğe davet ediyoruz.
Gelin;
yargılayan değil anlayan,
dışlayan değil sahip çıkan,
umutsuzluk üreten değil umut veren,
seyreden değil sorumluluk alan bir toplum olalım.
Çünkü bağımlılık karşısında mücadele yalnızca bir kişinin kurtuluşu değildir.
Bir annenin yeniden gülümsemesidir.
Bir babanın yeniden umutlanmasıdır.
Bir kardeşin yeniden ağabeyine veya ablasına kavuşmasıdır.
Bir ailenin yeniden ayağa kalkmasıdır.
Ve en önemlisi bir insanın yeniden hayata dönmesidir.
HİÇBİR GENCİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Bizler hiçbir gencimizi kayıp olarak görmüyoruz.
Hiçbir gencimizin hayatına “artık çok geç” diye bakmıyoruz.
İnsan varsa umut vardır.
Umut varsa değişim mümkündür.
Bu nedenle diyoruz ki:
Bir genci kurtarmak, bir geleceği kurtarmaktır.
Bir çocuğa sahip çıkmak, Türkiye’nin yarınına sahip çıkmaktır.
Madde bağımlılığına karşı 81 ilde el ele, milletçe omuz omuza duralım.
Çocuklarımızı uyuşturucudan, gençlerimizi umutsuzluktan, ailelerimizi çaresizlikten koruyalım.
Çünkü her genç değerlidir.
Her hayat kurtarılmaya değerdir.
Her çocuk bu milletin emanetidir.
Ve her genç, Türkiye’nin geleceğidir.
81 İl Gönül Elçileri Platformu
“Gençliğe sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.”
Arzu ÜNAL
81 İl Gönül Elçileri Platformu
Genel Başkanı
