Ülkemizin farklı bölgelerinde meydana gelen orman yangınlarını büyük bir üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz.

Muğla, Balıkesir, Antalya, Çanakkale başta olmak üzere yangınlardan etkilenen bütün şehirlerimize, ilçelerimize, köylerimize ve vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Orman yangınları yalnızca ağaçların yanması değildir. Her yangınla birlikte bir canlının yuvası, bir köylünün geçim kaynağı, bir bölgenin doğal dengesi, bir milletin ortak serveti ve çocuklarımızın geleceği zarar görmektedir.

Yanan her ağaçla birlikte toprağın hafızası, su kaynaklarının dengesi, havamızın temizliği ve tabiatın binlerce yılda kurduğu düzen de ağır bir yara almaktadır.

Ormanlarımız Millî Servetimizdir

Ormanlarımız yalnızca yeşil alanlardan ibaret değildir.

Ormanlar;

nefesimizdir,
suyumuzdur,
toprağımızdır,
doğal hayatın evidir,
iklimimizin güvencesidir,
gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.

Bu nedenle ormanlarımızı korumak yalnızca ilgili kurumların değil, milletimizin her ferdinin ortak sorumluluğudur.

Yeşil vatanımıza sahip çıkmak, vatan toprağına sahip çıkmaktır.

Çünkü vatan yalnızca sınırlarla korunmaz. Vatan; ağacıyla, suyuyla, toprağıyla, havasıyla, dağıyla, ovasıyla ve içinde yaşayan bütün canlılarıyla bir bütündür.

Alevlerin Karşısında İnsanüstü Bir Mücadele

Yangınların başladığı ilk andan itibaren alevlerle canı pahasına mücadele eden kahraman orman teşkilatımıza, itfaiye ekiplerimize, güvenlik güçlerimize, sağlık çalışanlarımıza, belediye personellerimize, gönüllülerimize ve destek veren bütün vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Gece gündüz demeden, sıcaklığa, dumana, yorgunluğa ve tehlikeye aldırmadan mücadele eden bu kahramanlarımız, milletimizin fedakârlık, cesaret ve dayanışma ruhunun en güçlü temsilcileridir.

Onların verdiği mücadele yalnızca alevleri söndürmek için değildir.

Onlar aynı zamanda köylerimizi, evlerimizi, hayvanlarımızı, ormanlarımızı, geleceğimizi ve ortak vatanımızı korumaktadır.

Her birine minnettarız.

Yangınla Mücadele Söndürmeyle Sınırlı Değildir

Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca yangın çıktıktan sonra başlamamalıdır.

Asıl mücadele;

yangın çıkmadan önce alınacak tedbirlerle,
toplumun bilinçlendirilmesiyle,
ormanlık alanların düzenli denetlenmesiyle,
erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesiyle,
teknolojik imkânların artırılmasıyla,
gönüllü ekiplerin eğitilmesiyle
ve caydırıcı yaptırımların uygulanmasıyla başlamalıdır.

En küçük bir ihmalin büyük felaketlere yol açabileceği unutulmamalıdır.

Söndürülmeden bırakılan bir ateş, yol kenarına atılan bir izmarit, cam kırıkları, kontrolsüz yakılan anızlar ve dikkatsiz davranışlar binlerce hektarlık alanın yok olmasına sebep olabilir.

Bu nedenle her vatandaşımızın daha dikkatli, daha duyarlı ve daha sorumlu hareket etmesi gerekmektedir.

Yeşil Vatan Hepimizin Ortak Emanetidir

Ormanlarımız yalnızca bugünün insanlarına ait değildir.

Onlar henüz dünyaya gelmemiş çocuklarımızın, torunlarımızın ve gelecek kuşakların da hakkıdır.

Bizler tabiatın sahibi değil, emanetçisiyiz.

Bu emaneti korumak; millî, insani ve vicdani bir sorumluluktur.

Bugün yanan alanların yeniden ağaçlandırılması, doğal yaşamın korunması ve yangından etkilenen vatandaşlarımızın yaralarının sarılması için toplumun bütün kesimlerinin ortak bir dayanışma göstermesi gerekmektedir.

Kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve vatandaşlarımız ortak bir iradeyle hareket etmelidir.

Yanan Her Alan Yeniden Yeşermelidir

Yangınların ardından yalnızca üzüntümüzü dile getirmek yeterli değildir.

Yanan her alanın yeniden ağaçlandırılması, bölgenin doğal yapısına uygun fidanların dikilmesi, yaban hayatının korunması ve zarar gören köylerimizin desteklenmesi gerekmektedir.

Ancak bu çalışmalar yalnızca birkaç günlük kampanyalarla sınırlı kalmamalıdır.

Dikilen her fidanın büyümesi yıllar süren bir emek, takip ve sorumluluk gerektirir.

Bir fidan dikmek umut vermektir.

O fidana sahip çıkmak ise geleceğe karşı görevimizi yerine getirmektir.

Dayanışma Milletimizin En Büyük Gücüdür

Milletimiz tarih boyunca yaşadığı her zorluğu birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde aşmıştır.

Bugün de yangınlardan etkilenen vatandaşlarımızın yanında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak, yaralarını sarmak ve yalnız olmadıklarını hissettirmek hepimizin görevidir.

Böyle günlerde siyasi, sosyal ve kişisel ayrılıkları bir kenara bırakmalı; ortak acımız ve ortak vatanımız etrafında kenetlenmeliyiz.

Çünkü yangınların dili, dini, bölgesi ve görüşü yoktur.

Alevler hepimizin ormanını, hepimizin toprağını ve hepimizin geleceğini tehdit etmektedir.

Yeşil Vatan Yeniden Filizlenecektir

Bu zor günleri de el ele vererek aşacağımıza inanıyoruz.

Yanan ormanlarımızın yerinde yeniden fidanlar yükselecek, kuşlar yeniden yuva kuracak, toprak yeniden canlanacak ve yeşil vatanımız yeniden filizlenecektir.

Ancak bu yeniden doğuş yalnızca devletimizin değil, bütün milletimizin ortak emeğiyle mümkün olacaktır.

Bugün göstereceğimiz duyarlılık, yarın çocuklarımızın nefesi olacaktır.

Bugün koruyacağımız her ağaç, geleceğe bırakacağımız en değerli miraslardan biri olacaktır.

Rabbim ülkemizi, milletimizi ve bütün canlıları her türlü afetten muhafaza eylesin.

Yangınlarla mücadele eden bütün kahramanlarımızın yar ve yardımcısı olsun.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, zarar gören bütün vatandaşlarımıza sabır ve güç diliyoruz.

Yeşil vatanımız hepimizin ortak değeridir.
Ormanlarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır.

Geçmiş olsun Türkiye.

Arzu ÜNAL
81 İl Gönül Elçileri Platformu
Genel Başkanı